ENTELEKTÜEL FAHİŞELER
Bunu hep yazacağım. New York Times Yazı İşleri Müdürü John Swinton… Şöyle demişti: “Gazetecilerin bütün işi doğruyu yok etmek, açıkça çarpıtmak, yalan söylemek, olayları çarpıtmak, kara çalmak, para denen putun önünde diz çöküp tapınmak ve günlük ekmeği için ülkesini pazara çıkartmaktır. Bunu siz de biliyorsunuz, ben de biliyorum. Biz arkada saklanan zenginlerin buyruğundaki paralı askerleriz. Kuklayız hepimiz; onlar ipleri çeker, biz de oynarız. Bizim bütün yeteneklerimiz, bütün yaşamamız, becerilerimiz başkalarının malı. Biz entelektüel fahişeleriz!”
Bab-ı Ali’nin satılık kalemleri bugün Akdeniz’e uzanan ABD-Kürdistan koridorunun farkına varmış.
30 Ekim 2014 günlü gazetelere bakın. O koridoru oluşturmak için giden CIA Peşmergelerinin Şanlıurfa’dan geçişini büyük umut gibi veriyorlardı. Aydınlık dışında bir tekinde bulmazsınız ABD’nin Kürt koridoru planını.
Şimdi de tehlikenin farkına vardıklarından ya da umursadıklarından değil, “büyük usta”ları milliyetçi pozu yapıyor diye böyleler…
Hep diyorum, az demiş Swinton…
KUTUP AYISI
IŞİD SİZSİNİZ
Son zamanlarda bazı yandaş televizyon ve gazetelerde bir IŞİD eleştirisidir aldı başını gidiyor.
Allah ile aldatmayan samimi dindarlar değil, ama dinciliği geçim kaynağı yapanlar en ön sırada. Hatta bazı dinci yazarlar arasında “İslamcılık bitti” tartışması bile başladı.
Mesela Türköne, IŞİD’e karşı Cemaat İslamcılığını önerdi. Ne buluş!
İyi de kuzum, IŞİD’in nesinden rahatsız oluyorsunuz? İnandığınız ya da din ticareti yapmak için inanıyormuş gibi göründüğünüz her şeyi hayata geçiriyor sadece…
Mesela, yaptığı işkencelerden mi? Ellerin ayakların çapraz kesilmesi, kafa uçurma, taşlama, değnek, vb… Hepsi İslam hukukunda var.
Çocuk yaşta evlilikler mi? Bütün ulemanız, tarikat şeyhleriniz bunu onaylıyor.
Kadınları seks kölesi yapıp pazarlarda satması mı? İslam’daki cariyelik ve kölelik hukukundan fazlası değil.
Kılık kıyafetlerini mi beğenmiyorsunuz? Etrafınıza bir bakın bakalım, olmazsa Fatih/Çarşamba’yı filan bir dolaşın.
Siyasi görüşleri mi? Siz de İla-yı kelimetullah diyorsunuz, (yani Allah’ın adını yüceltmek için Allah’ı inkâr edenlere karşı savaşmak) onlar da…
Müttefiklerini mi sevmediniz? Gulbeddin Hikmetyar’ın Hizb-i İslami’si de IŞİD’in bir parçası… Hani Tayyip Erdoğan dizinin dibinde oturmuştu ya…
Keşke IŞİD ya da o eleştirdiğiniz “selefi kafası”nı, İsrail ve Amerika’nın piyonu olmaktan ileri gidemediği… Bir kuduz aşısı bulamadığı, bir Newton ya da Steve Jobs çıkaramadığı… Ayağının altından petrol çıktığı halde içten yanmalı motorları icad edemediği için eleştirseydiniz…
Siz bunu yapamadığınız için Batı’dan sürekli, ağaca sıkışan kedi yavrusunun kurtarılışı haberleri geliyor. Ortadoğu ve Asya’dan ise ABD jetlerinin bombalayarak “özgürleştirdiği” ilkel kasabaların haberleri…
Hayat orada, ölüm burada hep…
Oktay Yıldırım
Karikatürler: Tuncay Batıbeki
19 Temmuz 2015’te Aydınlık’ta yayımlandı.





