Siyasal İslamcılar Bile Bozamadı

    Milletvekili maaş artışını kabul etmedi, kıyak emeklilik yasasına itiraz etti ve bunu başaramayınca kendi maaşını iade etti.

    İktidar partisinin en önemli ve en parlak milletvekilinden söz ediyorum.

    Maliye Bakanı.

    Bürokrat kökenli ve çok iyi eğitimli. Aynı zamanda bir mucit, patenti kendisine ait buluşları da olan bir mühendis.

    Siyasi fikirlerine katılmayabilirim, ama namusuna ve halkın çıkarını kendisinin çıkarından önce düşündüğüne şahitlik ederim. Siyasal İslamcılarla birlikte politika yaptı, ama dürüstlüğünden ve yolsuzlukların üzerine gitme kararlılığından asla taviz vermedi.

    PKK ve dış destekli ayrılıkçı teröre bakışı konusunda da onunla aynı fikirde değilim, ama bu bile benim onun hakkını teslim etmeme engel değildi. Onunla en azından tartışılabilirdi, başkalarının fikirlerini dinlemeye ve ikna edildiği takdirde kendi fikirlerini değiştirmeye hazır bir olgunluğu vardı.

    Hiç Soru Çalmadı ve Torpilli Değildi

    Çünkü geldiği yere soru çalarak, iltimas görerek değil, Türkiye ve Amerika’da okuduğu bütün okulları ya birinci olarak ya da dereceyle bitiren, okurken çalışarak kendi ayaklarının üzerinde duran ve hayatı boyunca da öyle kalan bir milletvekiliydi.

    Askerlikten kaçmadı, her memleket evladı gibi üniformasını giyip askerliğini yaptı, karavana yedi, nöbet tuttu. Vatanını ve milletini hep çok sevdi.

    Milletvekili Zammına İtiraz Etti

    Laf ın gelişi değil, gerçekten dürüst bir adam olduğunu gösterdi. Millet fakru zaruret içinde üç kuruş gelirle yaşamaya çalışırken, milletvekili maaşına yapılan fahiş zamma ve kıyak emeklilik olarak bilinen yasa teklifine itiraz etti. Kendisinin de üyesi olduğu iktidar partisinin çıkardığı yasaya birkaç arkadaşıyla karşı çıkıp iptal davası açtı ve iptal ettirdi, ama iktidar partisi yasa metninde kelime oyunlarına dayalı bazı değişiklikler yaparak yasayı meclisten geçirdi. Bu baktı ki, yasaya engel olamıyor, gitti meclise bireysel olarak başvurup, maaşının o yasayla artırılan kısmını almayacağını, bunun millete ihanet olduğunu söyledi. Elbette kabul edilmedi, o da maaşının bu kısmını kamuya yararlı bir fona bağışladı.

    Adnan Kahveci’den söz ediyorum, şu anda meclisi dolduran kalabalıktan değil ve soruyorum: İçinizde Adnan Kahveci dürüstlüğünde bir kişi bile yok mu?

    İktidar partisinin ve onun bileşeni MHP’nin vekillerine hiç sözüm yok, ama ya ağız dolusu konuşan muhalefet milletvekilleri? Sizin içinizde bir tane de olsa Adnan Kahveci gibi biri yok mu? Milletvekili emekliliği diye ucube bir kavramla birlikte şu anda ayda 230 bin TL maaş alacaksınız? Bu hiçbirinizin vicdanına dokunmuyor mu?

    Toplumun Bütün Kesimleri Muhtaç

    İktidar, fonlanmış medyasında sosyal yardımdan aldığı üç kuruşu da kaybetme korkusu ile şükür ayinleri yapan, açlık sınırının altındaki emekli aylığına mahkum çaresiz ihtiyarları, “zamları Allah yapıyor” yalanına inandırılmış zavallıları yayınlayıp, bunu kullanabilir, hiç lafım yok, çünkü zaten bu fahiş düzeni sürdürmelerinin başka yolu yok.

    Ya siz, ey muhalefet ya siz?

    Asgari ücretlisi, emeklisi, öğretmeni, memuru, şehit ailesi hepsi aynı durumda. Herkes geçim sıkıntısının kör bıçağı altında inliyor. kendi medya organlarınızda onların yakınmalarını haber yapıyor ve sözüm ona muhalefet ediyorsunuz, ama biz neden göremedik gerçek bir itirazınızı?

    Muhalefet Lafla Değil, Eylemle Olur

    Sadece konuşalım, halkın gazını ve oyunu alalım, sonra kuytuda dürüm sarmaya, deveyi hamuduyla götürmeye devam edelim diye düşünen kişilerden bu millete vekil çıkmaz.

    O vicdansız zam kanunları birer birer oylanırken ya sustunuz ya siz de iktidar gibi el kaldırdınız, bir yandan ekranlara çıkıp halka yapılan zammın azlığına itiraz ederek halkı samimiyetiniz konusunda kandırıyorsunuz, öte yandan hesabınıza yatan yüz binlerin keyfini çıkarıyorsunuz. Sorsak hepiniz namuslu, vicdanlı ve halkı düşünüyorsunuz, halk için o mecliste bulunuyorsunuz, ama bütün bu iddialarınızın hayatta da bir karşılığı, bir kanıtı olmalı değil mi?

    Bir Adnan Kahveci Aranıyor

    Muhalefet öyle boş laflarla olmaz, eylemle olur, konu halkın geçim sıkıntısı ise haydi, hemhal olun da görelim. Çıksın içinizden bir namuslu milletvekili ve ilk ateşi yaksın, “reddediyoruz” desin, “reddediyoruz, halkımız açken bize verilen 230 bin TL maaşı. Maaşlarımızın fazladan yatan kısımlarını, şehit ailelerimize ya da lösemili çocuklara, ya da Hatay’da kullanılmak üzere bağışlıyoruz” desin.

    Var mı?

    Aranıyor öyle ise, Adnan Kahveci gibi namuslu, cesur ve vicdanlı bir milletvekili aranıyor!

    Lafla değil, eylemle!

    Çünkü, lafla sadece peynir gemisi değil, namus ve vicdan gemisi de yürümez.

    About Author

    Oktay Yıldırım

    Yorum yap

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir