HAFTANIN EN TERBİYELİ BİNASI

    Marmara üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde yenilenen bir binaya telefonda, “Milletin a…na koyacağız” diyen Mehmet Cengiz’in adı verildi. Binanın eski adı Yunus Emre’ydi.  Binaya bir de açılış töreni yapıldı. Kurdela kesilirken besmele de çekildi mi acaba?

    HAFTANIN ENDİŞELİ AKP’LİSİ

    Ruşen Çakır yazmış.  Cemaat ile AKP arasındaki kavgada kim daha baskın çıkar diye sormuşlar… Şöyle demiş: “Kimin baskın çıkacağını bilemem ama ikisinin de hırpalanacağı bir gerçek. İkisi de zarar görecek. Bunlarla sınırlı kalmayacak. Bütün Türkiye’deki toplum zarar görecek”( Vatan, 21 Şubat). Çok endişeli, en çok da AKP için…

    O, bir AKP il başkanı ya da yöneticisi değil… KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık… Şaşırmayın, AKP-PKK ortaklığı sözde değil, özde…

    HAFTANIN SAĞLIK SORUSU

    Apo’nun sorgu görüntüleri üzerine Yeniçağ’dan Selcan Taşçı’ya bir mektup yaza Albay Alican Türk, Öcalan’ın ruh sağlığının incelenmesi gerektiğine dikkat çekmiş… Selcan Taşçı da soruyor bu durumda: “Bana muhatabını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim; Öcalan’ın ruh sağlığı tıbbi incelemeye muhtaçsa, onun ipiyle kuyuya inen, bir dediğini iki etmeyen iktidarınki ne?” (22 Şubat)…

    HAFTANIN MÜRİDİ

    “Şimdi Bediüzzaman’ın şehrinden sesleniyorum… Bediüzzaman’ın ayakkabı kutuları yoktu… Bediüzzaman’ın yolunda ilerlediklerini söyleyenler 4×4 jiple Cuma namazına giderek Müslüman olamazsınız… Bediüzzaman’ı temsil ettiğinizi söyleyemezsiniz… Bediüzzaman’ı temsil etmek de Müslüman olmak da kolay değil…”(Özgür Gündem, 23 Şubat)

    Bağlılığa bakar mısınız? Yok yok, Fetullah Gülen değil… Konuşan, BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş…

    HAFTANIN UYARISI

    Onur Öymen uyarıyor: “Öcalan, talepleri yerine gelmezse 500 bin kişinin ölmesinden söz ediyor.  Bu sözler üzerine TBMM’nin ayağa kalkması gerekirdi. Hadi AKP’yi bir kenara bırakalım, ana muhalefet CHP ayağa kalkmalıydı. Ama ne yazık ki, kimse sesini çıkarmadı. 500 bin kişiyi kim öldürecek? Öcalan’ın 500 bin kişiyi öldürme tehdidi altında barış süreci (!) sürdürülüyor. Türkiye adım adım felakete sürükleniyor. İktidar, deliğe süpürülmemek için, muhalefet de dış destekle iktidar olmak için ne yaptığını bilmiyor…”(Aydınlık, 23 Şubat)

    HAFTANIN NEZAKETİ

    Almanya’da yayınlanan Compact dergisine konuşan Jürgen Elsässer: “Fuck the USA”

    HAFTANIN HAYVANI

    Osmaniye’de bir yavru kedi bulundu… ön bacakları kesilmiş… Veterinerlerin de çabasıyla hayata tutundu ve oyuncak bir arabanın üzerine yerleştirildi. Ayaksızdı artık…

    Haftanın hayvanıdır… Ama hayata inatla tutunan o minik kedi yavrusu değil… Onun ayaklarını kesen insan sıfatlı…

    HAFTANIN YOL ARKADAŞLARI

    Abdullah Öcalan ile sık sık görüşen Pervin Buldan: “Abdullah Öcalan, Sayın Barzani’ye bir dost, bir yoldaş gözüyle bakıyor…” dedi. (Hürriyet, 24 Şubat 2014)

    Abdullah Öcalan İmralı’daki sorgusunda ise Barzani için şöyle demişti: “köpek gibi bağlanır…”

    Demek bir de kötü gözle baksa… Hafazanallah…

    HAFTANIN YAĞ REKORTMENİ

    Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal arasındaki telefon görüşmelerinin ortaya saçılmasından sonra Abdülkadir Selvi şöyle yazdı: “Bugün demokrasimizin en büyük şansı Erdoğan’ın şantaja boyun eğmemesi, milletin de onun arkasında durması. Görüşmemiz sırasında dikkatimi çeken bir nokta oldu. Başbakan’ın bu mücadeleyi kazanacağı konusunda en ufak bir tereddüdü yok. Güven veren bir duruşu var.” (Yeni Şafak, 26 Şubat 2014)

    HAFTANIN KORUCUSU

    Cemaatin yayın organı Zaman gazetesinden Bülent Korucu… Görevden alınan bazı özel yetkili savcıların yasa dışı kararlarla binlerce kişiyi dinlediklerinin medyaya yansımasından sonra durumu şöyle açıkladı: “Birbiriyle hiç yolu kesişmemiş insanların aynı çuvala doldurulup dinlenmesi inandırıcı gelmiyor…” (26 Şubat 2014)

    Birbiriyle yolları kesişmemiş hatta birbirine düşman olan insanların Ergenekon davasında aynı örgütün üyesi olduğunu hararetle savunuyordu, Cemaat’in kalemşorları… Orada hiç mantıksızlık görmüyorlardı… Şimdi neden bağırıyorlar?

     

    SİLAH ARKADAŞLIĞI

    Orada paralel devlet yok… Birbirinin gözünü oymaya çalışan eski dostlar yok… Kendisini kurtarmak için birbirini suçlayan yok… Birlikte görünme korkusu yok… Şifreli konuşmalar, paranoyak imalar yok… Makam ya da rütbe sevdası yok… Hesapsız kader ortaklığı, katıksız silah arkadaşlığı var. Orası Hasdal Askeri Cezaevi. Poyrazköy davasından tahliye olan Levent Bektaş, Eren Günay, Turhan Ecevit, Ercan Kireçtepe ve Erme Onat, halen Hasdal’da olan Ali Türkşen’i ziyaret ettiler… Rütbelerinin önemi yok. Onlar silah arkadaşı…  En yüksek rütbelerden biri bu zaten… “Kamu görevlisi” olan herkese, örnek olsun…

     

    HAFTANIN SINIRSIZ BİATI

    İslamcı yazar Emine Şenlikoğlu Başbakan’ın kasetleri hakkında şöyle diyormuş: “Kaset doğru çıkarsa şöyle derim: dindarlar zekatlarını yoksullara ulaştırması için Başbakan’a vermiş olabilirler.”(A.Hakan, Hürriyet, 27 Şubat)

    Oktay Yıldırım

    2 Mart 2014’te Aydınlık-Satır Arasında Kalanlar sayfasında yayımlanmıştır.

     

    About Author

    admin

    Yorum yap

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir