IŞİD, ABD tarafından kullanılan bir katalizör. Tek amacı, Kürt koridorunu yaratmak ve bölge ülkelerinin burnunun dibinde ABD varlığını meşrulaştıracak bir kontrolsüz bölge kurmak. Bunun karşısındaki en büyük engel ise Türkiye-Rusya yakınlaşması.
Hava limanı saldırısı çok önceden planlandı, çünkü Erdoğan-Putin görüşmesinden çok önce Türkiye-Rusya yakınlaşmasının adımları atılmaya başlanmıştı.
Saldırıdan sonra Rusya ile atılan karşılıklı adımlar, teröre karşı işbirliği uzlaşması, arkasından Mısır, İran ve Suriye’den aynı yönde gelen kararlılık mesajları ABD’nin bu hamlesine Avrasya’nın cevabıdır.
Bundan sonra hızla Rusya, İran ve Suriye ile teröre karşı işbirliği anlaşması yapılmalıdır.
İlk sırada HDP olmak üzere etnik ve gerici teröre destek veren, IŞİD’in insan kaynağını oluşturan bütün parti, dernek, vakıf ve yurtlar kapatılmalıdır.
İncirlik üssünün kullanımı en azından kısıtlanmalı İsrail-Türkiye anlaşması etkisizleştirilmelidir. Bunun yolları vardır. Pusulasızlığın eseri olan bu anlaşma her ne kadar Rusya-Türkiye uzlaşmasının gölgesinde kalacak gibi görünse de tehlikeli sonuçları olabilir.
Çünkü…
İsrail bu anlaşmadan sonra Suriye-Türkiye yakınlaşmasının önüne geçmek isteyecektir. İsrail askeri istihbarat şefinin “IŞİD’in yenilmesini istemiyoruz” beyanı ortada duruyor. O koridor en çok İsrail’e lazım, Netenyahu “ Kürdistan’ı ilk biz tanıyacağız” demedi mi? Barzani ile birlikte çaldıkları Irak petrolünü buradan taşıyacaklar.
İsrail bu anlaşmadan sonra Rusya-Türkiye yakınlaşmasını da engellemek isteyecektir. Çünkü Doğu Akdeniz’deki Kıbrıs gazını satabilmesi için Rusya ile Türkiye arasında bir yakınlaşma olmaması gerekiyor. Türk Akımı projesinin yeniden başlaması İsrail’in kâbusu…
İsrail bu anlaşmadan sonra İran-Türkiye yakınlaşmasını engellemeye çalışacaktır. Mısır-Suudi yakınlığı üzerinden kurmak istediği Telaviv-Kahire- Ankara ittifakının hedefi İran’dır.
Bütün bu tehlikeli senaryoların tek antibiyotiği Türkiye-Rusya-Suriye-İran ittifakıdır.
Bundan İsrail dışında en fazla rahatsız olan PKK/HDP’dir. Eşbaşkan Demirtaş’tan gelen örtülü iç savaş tehdidi aydınlatıcıdır. Lenin bir defasında şöyle demişti: “Düşmanlarım beni alkışlıyorsa nerede hata yaptım diye düşünürüm…”
Avrasya-Atlantik arasında bir savaş yapılmaktadır. Atlantik Türkiye’yi ve bölgeyi bölecek, Avrasya bütünleştirecektir. Kör çıkmazlar devrimi getirir. Ve bu savaşı önünde sonunda biz kazanacağız…
İÇİMİZDEKİ IŞİD
Bu saldırının arkasında ABD var, ama maşaları Fort Carson üssünden gelen komandolar değil.
O maşalar buradaydı. Önlerine sınırsız imkânlar sunduğumuz, hastanelerimizde bakıp, maaş verdiğimiz ve şimdi yollarda bizi bıçaklayan mültecilerin içinden çıktılar.
Yerli destekçileri de çok.
Zamanında Suriye’de rejim değiştirmek için ilişkiye girilen IŞİD’e Türkiye’den 9 bin kişinin katıldığı söyleniyor.
Bunların insan ve para kaynağını; “dindar gençler” algısının arkasına gizlenen yasa dışı yurtlar, mahalle aralarındaki kaçak Kuran kursları, okula gitmeyen çocukların toplanıp beyinlerinin yıkandığı medreseler, dinci yardım dernekleri ve vakıflar sağlıyorlar.
IŞİD için kılınan cenaze namazları, sokak mitingleri, arabalı zafer turları, homojenleşen mahalle ve ilçeler görmezden gelinmeye devam edilirse daha büyük felaketler yaşanacaktır…
AKREP GİBİSİN KARDEŞİM
Elin oğlu akıllı telefon, akıllı saat, akıllı araba, yapay zekâ, tuz tanesi büyüklüğünde kamera geliştirirken, bizimkiler Alman malı mercekle pirinç tanesinin üzerine Arapça yazı yazanları alkışlıyordu.
Çünkü dünyalar başka, amaçlar başkaydı…
Ne güzel demişti Muhammed İkbal, “aynı gökte uçarlar, ama kuzgunun dünyası başka, şahininki başkadır.”
Bu yüzden…
IŞİD’in başka bir versiyonu olan Suudi kralı ölünce, bizimkiler milli yas ilan etti.
IŞİD bizim memleketi kana buladığında ise Suudilerden tık yoktu.
Bizim saflar Rus uçağı vurulunca bayram etti.
Ruslar ise havalimanı saldırısından sonra Türk Büyükelçiliğinin önünü karanfillerle doldurdular.
Bizimkiler Ermenistan’ı küstürmemek için maçlarda Azerbaycan bayraklarını toplattı.
Azerbaycan ise katledilen vatandaşlarımız için milli yas ilan etti.
Fransa Meclisi saygı duruşu yapıp Eyfel’i kırmızı beyaza boyadı, Amsterdam kraliyet sarayını, Bosna-Hersek Mostar Köprüsü’nü, Meksika Dışişleri binasını, Almanya Brandenburg kapısını Türk bayrağıyla donattı.
Bizimkiler de gündüz evlenme programı, akşam sörvayvır izliyordu.
Bu sırada bazı taksiciler katliamdan kaçanlardan yüz dolar isterken, oteller fırsat bu fırsat fiyatı veriyordu.
Kimi PKK’ya karşı IŞİD’i desteklemiş, kimi Tayyip Erdoğan’a kızıp PKK’ya oy vermişti. Köprü açılışında göbek attı. Seçtiği bakanlar da sırıtarak selfi yaptı…
Beş parmağın beşi bir değil ama…
Diyeceğim o ki, bugün bombalanıyorsak kapımızın önünde, kabahatin büyüğü sende canım kardeşim…
Bunu gör artık…
GÖRÜNMEZ KANATLI YÜZBAŞI
Tertipçilerin ilk pusuya düşürdüğü isim oydu ve hala cezaevinde.
Bir yandan doktora yapıyor, bir yandan hapis yatıyor. Yüzbaşı Murat Eren’den söz ediyorum.
Bu haftaki mahkemesinde Eylül ayında bilirkişi atanmasına karar verilmiş.
İlk kez…
Böylece tutuklanmasına neden olan sözde mühimmatın bir davaya konu olamayacağı ortaya çıkacak…
Kızı Büşra’nın mektubundaki şu satırlar, umarım adalet dağıtma koltuklarında oturanların kalbinde de bir pencere açar: “Görünmez kanatların altında bana ve kardeşime ‘’Vatan demek aile demek’’ kavramını aşılayıp aklım buna erdiğinden beri seninle hep gurur duydum.”
Murat Eren’e, özgürlük…
Özgür Gündem ve PKK destekçilerinden daha fazla hak ediyor bunu…
USA İKİZLERİ
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, kısa süre önce “HDP’deki Kürt Müslüman temsiliyeti diyorsanız onun en üst düzeydeki temsilcisi benim” demişti…
Arkasından, Diyarbakır/Bismil’de iftarını yapmak için evine giden Uzman Çavuş Erdem Ünal evinin kapısının önünde PKK’lı teröristlerce şehit edildi.
Soruyorum, bunların IŞİD’den ne farkı var?
Bakmayın birbirlerine hırladıklarına…
Amaçları, dilleri, eylemleri ve sahipleri aynı…
Hedefleri Mehmetçik…
Hedefleri Türkiye Cumhuriyeti…
Oktay Yıldırım
Karikatürler: Tuncay Batıbeki
3 Tem 2016’da Aydınlık gazetesinde yayımlanmıştır.




