BAKAN’IN DRAMI 


    Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, “Milletvekilleri ay sonunu zor getiriyor” demiş…  

    Seni bu sayfanın çizeri Tuncay Batıbeki’ye havale ediyorum Sayın Bakan… 

    TOPRAK ALACAKMIŞ 

    Vatan gazetesinin 3 Eylül 2013 günlü sürmanşetinde NATO Genel Sekreteri Rasmussen’in sözleri vardı: “Türkiye’yi koruruz.” 

    Biz de yazmıştık, “Türkiye’yi sizden kim koruyacak?” 

    ABD’nin yeni Başkan adayı Senatör Rand Paul, bu hafta şöyle dedi: 

    “Kürtler’e, radikal cihatçılara karşı savunmak için kendi ülkelerinin verilmesi gerekiyor. Ancak ben bir adım daha ileri gideceğim. İnanıyorum ki eğer onlara kendi ülkelerini vaat edersek onlar ölümüne savaşırlar. Bunu söylemek elbette gerçekleştirmekten daha kolaydır. Çünkü yeni bir ülkenin sınırlarını çizmek için Türkiye, Irak ve Suriye’den toprak alınması gerekecek.” 

    Şimdi o sorunun cevabını veriyorum: Ben ve benim gibi milyonlarca millet fedaisi, çizmelerini giyip kalpaklarını takmış olarak sizi bekliyor olacak… Toprak için geldiğinizde, bir ders alıp döneceksiniz… Yüz yıl önce dedelerinizin aldığı gibi… 

    MAHMUT ŞEN 

    Biri, “Devrimcinin resmini yap deseler odur. Bizim canlı yayın aracımızdı, o motosikletiyle 15 dakikada yetiştirirdi görüntüleri” dedi. Bir başkası, “ışık giren penceremizdi, dışarıya açılan kapımız, sırtımızı yasladığımız yoldaşımızdı” dedi. Bir başkası, “bir insan hem mühendis, hem amele olur mu? O olurdu” dedi. Bir diğeri “hiçbir şeyimiz yoksa o var derdik” dedi. Hem sayfa editörü, hem matbaacı, hem yazar, hem yönetici hem güvenlik görevlisi. Hızır diyorlar, Cankurtaran diyorlar. 

    Kime sorsam hepsinin başka bir hikâyesi, başka bir portresi vardı onunla ilgili. Her yere yetişen, her yüreğe dokunan bir adam.  

    Benim hatıramda ilk tanıştığımız anki nezaketiyle duruyor. Bir de böyle bir adamla daha uzun zaman paylaşamamış ve onu daha iyi tanıyamamış olmanın eksikliğiyle… Güle güle kardeşim… 

    ILIMLI MESAJ 

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Tüy’e “Kürt seçmenin neden CHP’ye küstüğüne” dair bir rapor hazırlattı. Raporda Abdullah Öcalan’a “ılımlı ve karşıt olmayan söylemlerle mesaj verilmesi önerildi. Ilımlı mesaj… 

    Bu ılımlı lafını Cemaat’ten mi öğreniyorlar bilmiyorum. Ama… Seyyit Rıza ve Şeyh Sait müritliğinden bir sonraki aşama, Abdullah Öcalan yaltakçılığıdır… Türkiye’deki sistem partilerinin gelip dayandığı nokta budur… Ve iyi fikirdir… Mart ayının da kerametiyle bu mesaj çok yakışan karşılıklar bulacaktır. 

    KANDİL-ANKARA HATTI 

    Hat şöyle çalışıyor: 

    Önce PKK adına Cemil Bayık ne yapılacağını söylüyor: 

    “Apo gelip kongreye katılmadan, gerillayla görüşmeden silah bırakma söz konusu olmaz. Biz (Bese Hozat’la) eşbaşkanız, biz bile bunu yapamayız.”  

    Ardından TBMM’deki siyasi uzantısı olan Pervin Buldan ayrıntılandırıyor: “Abdullah Öcalan’ın 21 Mart’ta sesli ve görüntülü olarak PKK’lılara seslenmesi için hükmete başvuracağız.” 

    En son AKP hükümeti ya da BOP eşbaşkanlığı adına Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan talebe cevap veriyor: “Nevruz bu süreçte önemli bir kilometre taşı olacaktır…” 

    MARMARA’DAKİ ÜLKÜCÜ KARDEŞLERİMİZ 

    Marmara Üniversitesi’nde Tarihçi Mehmet Atay ile birlikte katıldığımız panelden önce beni kendi kantinlerine davet ettiler. Yanımda Avukat Yıldırım Çavuşovalı ve başka bir arkadaşım… Hep birlikte gittik. Kapıda karşıladılar. Mütevazı bir köşeleri vardı kantinde… Oturduk. Konuşmaya başladık. Sordular, cevapladık. Anlattılar dinledik. Sonra hep birlikte panele gittik.  

    Hepsi çok saygılı, duygusal, meraklı, öğrenmeye ve dinlemeye açık… Ama hep olduğu gibi en büyük eksik bir araya gelip konuşmamak. Aynı mahallenin çocukları, aynı kaygıların sahipleri, ortak düşmanlarına karşı yan yana durmalı… 

    Panelin sonunda yanımdaki bir Mehmetçiği imzalayıp yeni tanıştığım Mehmet’e yolladım. Mehmetçik ruhuyla… Biliyorum çünkü… Mehmetçik’te birleşeceğiz… 

    GÜNEŞE DOĞRU 

    Perdeler gerecekler önüne. 

    Güneşi görmeyesin diye… 

    Karanlıklar sınayacak seni… 

    Dokumaların arasından sızacak ışık. 

    Perdeyi geçip giderken bir kaya çıkacak… 

    Engeller sınayacak seni. 

    Atlayacaksın üzerinden. 

    Sonra bir çukura basacaksın. 

    Ayağın burkulacak belki. 

    Yokluklar sınayacak seni… 

    Aksayarak gideceksin… 

    İçin yanacak yolda kaldıkça… 

    Ateşler sınayacak seni… 

    Güneşin ateşinden önce… 

    Ama bileceksin… 

    Hep orada… 

    Senin için kurduğu sofranın başında… 

    Ümitle… 

    Bekliyor Güneş… 

    Gideceksin… 

    Bir gün mutlaka…  

    Dokunacaksın…


    Oktay Yıldırım
    Karikatürler: Tuncay Batıbeki
    15 Mart 2015’te Aydınlık-satır Arasında Kalanlar sayfasında yayımlanmıştır.


    About Author

    admin

    Yorum yap

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir