Tarih, 15 Nisan 1999. Yer, Tunceli. Operasyondan yeni dönen Komando Tugayı’na bağlı birliklerden biri, gece alınan duyumla birlikte yeniden operasyona çıkmak için hazır bekliyor. Saat 03.00 sularında çıkıyorlar, iki saat sonra da yola terör pususuna düşüyorlar. Arka arkaya giden araçlardan birinin içinde Kadir de var. Kadir, 78/4 tertip. Aynı araçta bulunduğu arkadaşlarının altısı şehit oluyor altısı da yaralanıyor. Kadir de yaralılardan biri…

     Ama henüz farkında değil, aracın kasasını delip sırtına saplanan ve kalbine kadar ilerleyip orada duran merminin… Yoğun ateş altında sürünerek aracı terk ediyor, ilk girdiği mevzideki arkadaşlarının yanından ateşe başlıyor. Neredeyse bütün şarjörlerini bitirene kadar çatışıyor ama bir süre sonra sol kolunu oynatamaz hale geliyor. O anda yaralı olduğunu fark ediyor ve yoğun kan kaybından dolayı hareket edemez hale geliyor. Sonrası onun için hayal meyal.

    Kobra helikopterlerinin gelişiyle bir kısmı etkisiz hale gelen teröristler kaçıyor.

    Kadir, gözünü Elazığ hastanesinde açtı. İki ameliyat oldu. Kurşun, kalp yakınındaki sinirlerin arasına sıkıştığı için alınamadı. Hastane ve hava değişimi, toplam 45 gün…

    Sonra?

    Sonra tekrar görevinin başına döndü. Sabah sporuna çıktı, operasyonlara katıldı, nöbet tuttu. Terhis oldu. Evlendi. Bir minik kızı oldu. Kızı bir gün ona “baba, madem senin kalbinde kurşun var, neden gazi değilsin” diye sordu.

    Kahretti!

    Gazi olamamıştı. GATA sağlık raporunda kalbindeki cisim bir mermi olarak değil, “yabancı metalik cisim” olarak yazılmış. 2002 yılında açtığı dava, uzuv kaybı olmadığından dolayı reddedilmiş. 2009 yılında tekrar dava açmak istemiş ve bir avukat tarafından dolandırılmış.

    Bakmış ki, kendisi gibi çok sayıda Mehmetçik var, kısa adı TMSY olan Terörle Mücadele Sırasında Yaralananlar Derneği’ni kurmuş… Kadir Erhan Tuna kendisini, layık olduğu muameleyi göremeyen Mehmetçiklere adamış.

    Devletin yazdığı kanun bir tuhaf… Kolu kopmayanı, kalbinde mermi de taşısa gazi saymıyor. İsyan ediyor Kadir, “para filan istemiyorum, bize bu topraklara kanımızı dökerek hak ettiğimiz onurun gereği gibi davransınlar, gazi kimliğimizi versinler” diyor.

    Sahi yok mu bu aslan namzetlerinin sesini duyan?

    Hendekten çıkıp meclise giren teröristlerin sesi televizyon kanallarını kaplıyor da bir Kadir’in sesi mi duyulmuyor bu memlekette?

    Ses verin, ses!


    SİL BAŞTAN


    Önceleri demokrasi tehdidiydi asker. Ah ne büyük zalimlikler yapmış da başörtüsüyle askeri hastaneye almamıştı sizi. Bir de EMASYA (Emniyet Asayiş Yardımlaşma Protokolü) diye bir vesayet sistemi kurmuş ta darbe hazırlığı yapmıştı değil mi?

    Terörle mücadelede zaten başarısızdı. Yöntemi yanlıştı bir kere kardeşim. Hemen Amerika’da mastır yapmış F tipi polis şefleri dağıtılmalıydı Güneydoğu’ya. Asker karışmamalıydı artık bu işe. Onun yerine güneş gözlüklü özel harekâtçılardan oluşan bir polis ordusu kurulmalıydı. Operasyon izni de valiliklere bağlanmalıydı.

    Ya sonra?

    Açılım hendeklerine düşünce, hemen çağırdınız Mehmetçiği, gövdesini siper ediyor namerde. Şimdi de büyük şehirlerde askerin asayiş görevi yapması için çalışma yapıyorlarmış. Müdahale için gerekli bürokratik işlemler de kolaylaşacakmış.

    Yani EMASYA geri geliyor.

    Devlet deneme-yanılma yoluyla yönetilmez. Her yıktığınızı, sil baştan kuracaksınız, ama bu arada olan millete olacak.


    İTİBAR

    Kılıçdaroğlu’na sormuşlar, “PYD terör örgütü mü?” Cevaba bakın: “(…)Biz terör örgütü değiliz diye net ve somut bir açıklama yapıyorsa elbette biz bu açıklamaya önem veririz.”

    Yani PYD, “Biz terör örgütü değiliz” derse bunu kabul edecek.

    Ya Türk Genelkurmay’ının “bunlar terör örgütüdür” açıklaması ne olacak?

    Hangisine itibar edeceksiniz?

    Yazıklar olsun!

    Ama ne diyeyim, itibar sizin…

    İstediğinize verirsiniz, PKK’ya da PYD’ye de…

    Yalnız onlara verdikten sonra size bir şey kalmaz haberiniz olsun!


    BEŞİNCİ KOL

    Faşist Franco’nun orduları dört koldan Madrid’e ilerlerken, içerideki ajanları direniş cephesini çökertmek için parayla satın aldıkları soysuzları kullanarak halkı direniş aleyhine kışkırttılar ve cephenin çökmesini sağladılar. O günden beri bu ajanlara ve devşirdiklerine beşinci kol deniliyor. Düşmanın en tehlikelisi bunlardır.

    ABD, güneyimizden, PKK’yı kullanarak saldırıyor. Amacı bir parçamızı koparmak…

    İsrail, ABD’nin en büyük destekçisi, çünkü koparılacak parça İkinci İsrail olacak. Ki, Türkiye için en büyük tehdittir.

    NATO Ege’den kuşattı. Mültecilerin geçişini engellemek bahanesiyle devriye geziyor. Başında bir Alman Tuğgenerali… Ali kıran baş kesen gibi, olaylara müdahale hakkı bile var.

    Yunanistan Ege’deki adalarımızı işgal etmesinin yanı sıra, kuklası olan Güney Kıbrıs Rum kesimi üzerinden İsrail ile ortak olup, Kıbrıs’ın bütün karasularına el koydu, artık burnumuzun dibinde savaş gemilerini gezdiriyorlar.

    Emperyalizm dört koldan üzerimize yürürken, Nazlı Ilıcak, Perihan Mağden gibileri bizleri hedef alıp Ergenekon masallarını yeniden piyasaya sürmeye başladı, onlarla eş zamanlı olarak taşeron kalemler de saldırıya başladı. Doğu Perinçek, Oktay Yıldırım, Veli Küçük, İsmail Hakkı Pekin ve daha birçok isim kara propagandayla hedef alınıyor.

    Ne basın mensubu ne de yazardırlar.

    Hepsi birden beşinci koldur.


    HANGİ TARAF


    Oda Tv sadece haber yapmaz, medyayı da takip eder. İyi de yapar. Mutfağındaki mantığı bilirim, birlikte hapis yattık, haberler yaptık, yazılar yazdık. Taraf gazetesinin önce bir operasyon gazetesi olarak kurulduğunu cemaati savunduğunu, şimdi de Davutoğlu’nun tarafına geçtiğini yazmış arkadaşlar.

    İlahi Barış!

    Adı “Taraf” olan gazetenin hangi tarafa geçtiği haber midir?

    Doğası bu. Klasik, “köpek adamı ısırdı” durumu. Vakayı adiye derlerdi eskiden.

    Bak, yarın Erdoğancı, öbür gün senden benden vatansever olur.

    Sakın şaşırma, ama inanma da…

    Oktay Yıldırım

    Karikatürler: Tuncay Batıbeki

    28 Şubat 2016’da Aydınlık gazetesinde yayımlanmıştır.


    About Author

    admin

    Yorum yap

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir