Bir arkadaşım (psikiyatri profesörü) Ensar Vakfı’nda ortaya çıkan tecavüz olayıyla ilgili facebook’ta şöyle demişti: “İddianamede Karamandaki Ensar evlerinde 2014 yılından itibaren sistemli biçimde çocuklara tecavüz edildiği yazılıyor. İki çocuğa cinsel istismardan tutuklu bulunan Rize İl Özel İdare Genel Sekreter Yrd. ve Kızılay Şube Bşk. Mehmet Nuri Gezmiş de 2001-2003 yılları arasında Rize Ensar Vakfı Başkanlığı yaptı.

    FBI‘ın verdiği istihbaratla bilgisayarında çok sayıda çocuk pornosu bulunan Trakya Ünv. İlahiyat Profesörü ve Rektör yardımcısı Hüseyin Sarıoğlu’nun “Çağımızın Ahlak Bunalımı ve Çözüm Arayışları” isimli kitabını Ensar Vakfı’nın bastırdığı ortaya çıktı. 
    Bütün bu pedofillerin ortak noktaları: Hepsi dinci, hepsinin bir İlahiyat, İmam Hatip ya da dinci vakıf bağlantısı var. Beni gerçeklik duygusundan uzaklaştıran esas şey, hepsinin de “ahlak “la ilgili kitaplar yazıyor, dersler, konferanslar veriyor, facebook sayfalarında ahlakçılık taslıyor, kızların tahrik edici kıyafetler giymelerini dillerine doluyor olması ki, aslında erkek çocuklarından tahrik oldukları belli…”

    Bu gibi hastalıklı tipler kuşkusuz her çevreden çıkabilirler.

    Ama… Kadızadelileri bilir misiniz? Birgivi ekolü İslamcılığı?

    Uzunçarşılı, Meşhur Maan-zade Hüseyin Bey’den naklediyor: Kadızadelilerden görünüşleri abid ve zahid, fakat içleri fasık ve iğrenç birçok riyakâr adam var. Bunlar her türlü ahlaksızlığı yapan ama bıyıklarını kırpıp küçülterek sünnete riayet ettikleri izlenimi veren adamlar.

    Bunlardan birisi yetiştirdiği küçük oğlanıyla (yani öğrencisiyle) vuslat (tecavüz) zamanında, oğlanın uçkurunun ipek olduğunu fark edip ona şöyle der: “Bu haram kuşağı çıkar, vücuduma dokunuyor, günahkâr oluyorum.” Yaptığı iğrenç fiilden utanmayan bu adama göre tütün içmek, ipekli giymek, bıyığını kırpmamak haram, Bektaşi tekkelerindeki semah ve devranlar ise büyük günah…

    Yani, hocamız gerçeklik duygusundan uzaklaşmamalı.

    Kendilerine yeni Osmanlı, cumhuriyete “90 yıllık enkaz” diyorlar ya… Cumhuriyet 90 yıldır bu enkazı kaldırmaya çalışıyor işte…

    Bilmem anlatabildim mi?


    KÜSKÜN


    ABD adına Tayyip Erdoğan’ı karşılayan AKP’nin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “PYD hakkında farklı düşünüyoruz diye ABD’ye küsecek değiliz” demiş.

    Askerlerimizin kafasına çuval geçirildi diye küstüler mi?

    Ege’de 152 ada işgal edildi diye, Kıbrıs’ın bütün karasularına el konulduğu için, PKK’ya silah ve paralı asker yardımı yaptıkları ya da Ermeni soykırımı yalanını savundukları için küstüler mi?

    Kimbilir, neler verecekler yine?


    DÜŞMANA NE  HACET

    Adı, Keith Arthur Mudoch… Çanakkale savaşı sırasında İngiliz kuvvetlerinin arasında bulunan genç bir gazeteciydi. Akşam basın çadırında haber mektupları yazılırken İngiliz ve Avustralyalı diğer gazetecilerin masal anlattığını fark etti, “bizimkiler, şöyle yendi, böyle kahramanlık yaptı, şurayı ele geçirdik, üç vakte kalmaz İstanbul’a gireriz” filan. Çünkü para alıyorlardı İngilizlerden, halkı ve diğer müttefikleri savaşın iyi gittiğine inandırmaları gerekiyordu… Bu dayanamadı.  Oturup işin aslını Avustralya Başbakanına yazdı: “Türkler bizimkilerin kökünü kazıyor, kaçın canınızı kurtarın.”

    Bunun oğlu Rupert MurdochFox Tv’yi kurdu.

    Aradan yıllar geçti bu Fox Tv Türkiye’de de açıldı. Ama işin başına dede Murdoch’un o basın çadırında karşılaştığı tiplerin Türk versiyonları geçti.

    1 Nisan, sabah saat 07.45… Benim spor ve haber izleme saatim. Ulusal Kanal’da reklam başlayınca Murdoch’un Fox Tv’sini açtım. İsmail Küçükkaya şöyle diyordu: “Şimdi bakın, Avrupa ve özellikle de Amerika PKK terörüyle mücadele de bize yardım ediyor, bunun lamı cimi yok… Onlar sadece PYD’yi ayırıyor…”

    1Nisan şakası sandım. Değildi… Aman Tanrım! İnsan nasıl bu hale gelebilirdi?

    Anladım ki, bu milletin düşman olarak PKK’ya da, ABD’ye de ihtiyacı yok… Bunlar tek başına yeter…


    Y-CHP, Y-VEFA



    CHP’nin Kayseri eski milletvekili Şevki Kulkuloğlu, Tayyip Erdoğan’a hakaret etmekten yargılanıyordu. Durum aynen alışık olduğunuz gibi, iki polis, amirlerinin emriyle tutanak yazmış: “şunu dedi, bunu dedi…” Tutanak çelişkilerle dolu, ifadeler tutmuyor, nereye baksan elinde kalacak bir dava.

    Bunun önemi yok, alışıldık bir şey.

    Önemli olan mahkeme salonuydu. Ankara’dan, Dilek Akagün Yılmaz, Fuat Yılmaz ve Ömer Faruk Eminağaoğlu ile birlikte Kayseri’ye geldik. TGB’den iki kişi vardı, Vatan Partisi’nden altı kişi. Vefa gösterip gelmişlerdi. Buraya kadar tamam. Ama CHP’den on, on beş kişilik bir yakın arkadaş topluluğu dışında kimse yoktu.

    Ve ben hiç şaşırmadım. Atatürk’e bile vefa göstermeyen, eski milletvekiline neden göstersin?

    O vefa artık CIA destekli Cemaat basınına, PKK destekçilerine, Ermeni soykırımı savunucularına gösteriliyor çünkü…


    ESAD’A DESTEĞİN TAM ZAMANI

    ABD Moskova Büyükelçiliği, Ria Novosti ajansına CIA Başkanı Brennan’ın Mart ayı başlarında Moskova’ya, Rus yetkililerle Suriye’deki ateşkes konusunu görüşmeye geldiğini açıkladı.

    Londra merkezli El Hayat gazetesi, ABD ve Rusya’nın, Esad’ın gidişi ile ilgili anlaşmaya vardıklarını yazdı. Bu plana göre Suriye anayasası değişecek ve Esad başka bir ülkeye sürgüne gönderilecekti.

    Kremlin sözcüsü Dimitry Peskov bunu hemen yalanladı. Putin’in yaptığı haysiyet açıklamasını hatırladım, “Esad’ın iktidardan inmesi gerektiğini ama Rusya’nın sözünü dinlerse haysiyetini kurtaracağını” söylemişti. Tam da bu anlama geliyordu.

    Bu koşullarda Esad’ın ÖSO-Türkmen cephesine ulusal birlik hükümeti için seçim ittifakı önermesi ve Amerika’nın da bunu “umutsuz bir girişim” diye reddetmesi hiç şaşırtıcı değil.

    Şaşırtıcı olan, Tayyip Erdoğan’ın Amerika’dan yaptığı “Suriye’nin bölünmesine tahammülü olmadığı ve Rusya ile işbirliğinin zorunlu olduğu” yolundaki açıklamasıydı.

    Bunun da altından bir u dönüşü çıkmazsa eğer… Esad’a destek olmak artık çok daha önemli… Çünkü bu ittifak, PYD’nin özerk bölge planının, yani ABD’nin kurmaya çalıştığı İkinci İsrail koridorunun da panzehiri…

    Oktay Yıldırım

    Karikatürler: Tuncay Batıbeki

    3 Nisan 2016’da Aydınlık gazetesinde yayımlanmıştır.


    About Author

    admin

    Yorum yap

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir