HAFTANIN VURDUMDUYMAZLARI


    Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin mirasını reddetti, cumhuriyete düşman kim varsa parti yönetimine doldurdu. Ne Apo’nun avukatı kaldı, ne F tipi cemaatin müridi… Yetmedi, Fetullah Gülen ile de kol kola girdi, destek aldı. Biliyorum, birçok il ve ilçedeki cemaat mensupları CHP’ye oy vereceklerini parti yöneticilerine söyledi. Kendisi de Genel Başkan olarak cumhuriyet değerlerini değil açılımı savundu. Tunceli’yi değil Dersim’i savundu. Dersim harekâtı üzerinden Seyit Rıza’yı sahiplenip Atatürk’e bile saldırdı bunun için… Ne kadar gerici, memleket düşmanı odak varsa onlardan medet bekledi, oy istedi. NATO’ya teminat verdi: Kol kolayız, endişelenmeyin.

    Devlet Bahçeli MHP’yi, özellikle de gençlik teşkilatını adeta yok etti. Milli bayramlar yasaklandı, TC ismi devlet dairelerinden bile kaldırıldı, Türk bayrağı suçlama konusu yapıldı, bu beylerin sesi çıkamadı. Ülkenin güneydoğusunda fiilen özerk bir yönetim kuruldu, batıda bile sokaklar yangın yeri ama bu beyler parti binalarının pencerelerinden izlediler. Cemaati alıp bağırlarına bastılar. Duydunuz mu Devlet Bahçeli’nin ağzından Fetullah Gülen aleyhine bir tek söz? Her sıkıştığında AKP’ye adeta koltuk değneği gibi destek oldu.

    Her ikisine de mili cephede, Atatürk çizgisinde buluşma çağrıları yapıldı dinlemediler.

    Kıbrıs’ın teslimini müzakere sayıp kulaklarının üzerine yattılar.

    Ermeni soykırımı yalanlarına karşı, bırakın mücadeleyi, cephenin en önündeki İşçi Partisi’ne bir açıklamayla bile destek olmadılar.

    Her ikisi de “analar ağlamasın” edebiyatının okuyucuları oldular, PKK onların bu desteği sayesinde güçlendi.

    Her ikisi de bu tutumlarıyla yerel seçimleri elleriyle AKP’ye teslim ettiler. Şimdi istifa çağrılarına cevap bile vermiyorlar. CHP lideri sosyologların yani çareler bulmasını bekliyor ki, AKP seçmenine hitap edebilsin… MHP lideri de oylarını birkaç puan artırmanın sarhoşluğuyla bırakın istifayı, kendisini başarılı bile sayıyor.

    HAFTANIN KAYBEDENİ

    Recep Tayyip Erdoğan… Odur haftanın kaybedeni… Yerel seçimlerin sonuçları ne olursa olsun kaybetmiştir O… Cemaati tasfiye etmek kurtarmayacak, kendisi bile biliyor artık bu ülkeyi yönetemeyeceğini. Önce Amerika’ya verdiği sözleri tutması gerekecek: Özerklik bunların başında geliyor. Sonra Suriye var, saldırmaya devam edecek…

    Bu eylemleri yıkacak onu… Sertliğinin, bütün o meydan okumalarının nedeni bu…

     

    HAFTANIN TEŞRİFATÇISI

    Hafta boyunca neredeyse her yazısında Aydın Doğan ve Turgay Ciner’i tehdit etti. Açık açık… “Tarafınızı seçmezseniz ezileceksiniz” diyor üstelik… “Tarafsız olun, nesnel yayın yapın” demiyor, “bizim tarafımıza geçmezseniz karışmam” diyor. Kuşkusuz bunu AKP ve Başbakan adına yapıyor… Bir tür teşrifatçılık bu… Medya teşrifatçılığı… Yapan Rasim Ozan Kütahyalı… Farkı şu: Bu teşrifatçı silahendaz. Çağırıyor, gelmezsen köşesinde infaz ediyor… (Sabah, 1 Nisan 2014)

    ONUN DA ÜZERİ ÇİZİLDİ

    Kendisi her ne kadar usulen “ben sözcü değilim” dese de, Hüseyin Gülerce Cemaat’in sözcüsü olarak bilinirdi. Babakan’a savaş açtıklarını, sert bir dil kulandıklarını CHP için oy istediklerini açıkladı. Bir itiraftı bu… İlk tepki veren cemaat oldu. Fetullah Gülen’in açıklamalarının yayınlandığı Herkul.org sitesinin editörü Osman Şimşek, sert bir dille Hüseyin Gülerce’yi Cemaat adına yalanladı.  (Odatv, 1 Nisan 2014)

    HAFTANIN EN BOŞ LAFI

    Seçimlerde 40 ilde elektrikler kesildi, “kedidir” dediler. Binlerce tutanak düzenlendi. Oy sayımları şaibeli. Halk YSK önünde verdiği oyun yeniden sayılmasını, gaz, cop ve tazyikli su altında bekledi. Ve Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven şöyle dedi: “Bir yanlışlık varsa düzeltilir. Kimse tedirgin olmasın…” (Habertürk, 2 Nisan 2014).

    İsmet İnönü olsa şöyle derdi: ”hadi canım sen de…”

     

    HAFTANIN ŞEFKATLİSİ

    PKK yöneticisi Duran Kalkan… Endişelenmiş de AKP’ye tavsiyede bulunuyor: “AKP’nin üzerine gidecekler, yanıltmaya çalışacaklardır, rahat bırakmayacaklardır.” E Yol arkadaşı dediğin de böyle zamanda belli olur değil mi? 

     

    HAFTANIN KİBİRLİSİ

    Yeni Şafak gazetesinden Cem Küçük: “Eskiden merkez medya belliydi. Şimdi bu değişti. Arrtık merkez medya Yeni Şafak, Sabah, Star. Başka gazetelerde yazanlar da önce bu saydığımız gazetelere bakıyor. Bu gazetelerde yazan yazarları okuyor. Kendileri artık belirleyici etkilerini ve nüfuz alanlarını kaybettiler. Eskiden tek telefonla bakana ulaşanların işleri artık kolay değil. Başbakan’a ulaşmaları zaten imkansız…”(3 Nisan 2014)

     

    HAFTANIN EN BARİZ TAKİYESİ

    Zaman yazarı ve eski solcu Şahin Alpay: “Herhangi bir laik veya dinsel ya da etnik cemaate mensup değilim. Her zaman olduğu gibi (yanılıyor olabileceğimi kabul ederek) bilgi ve tecrübelerim ışığında doğru bildiklerimi yazıyor, söylüyorum. 12 yıldır bana bu imkânı tanıdığı için Hizmet Hareketi medyasına şükran borçluyum…”(3 Mart 2014)

     

    HAFTANIN FİRARI

    Bir zamanların attı mı mangalda kül bırakmayan polis-gazetecisi Emre Uslu… Firar etti. Dediğine göre bundan sonra Brüksel’de yaşayacak. Ne ile suçlanacağını bile biliyor. ABD’nin Wall Street Journal gazetesine verdiği mülakatta Dışişleri Bakanlığı’ndaki gizli toplanıya ait ses kaydının internete sızdırılmasından dolayı suçlanmaktan korktuğunu belirtti. Korkunun ecele faydası var mı?

     

    HAFTANIN YAĞ REKORTMENİ

    Star gazetesinden İsmail Bayazıt: “CHP nasıl yalılarda ve kordonlarda oturanlarla bütünlük gösteriyorsa AK Parti de ülkenin her kesiminden farklı yapılardaki insanlarla özdeşleşmiş durumda. Bunda Tayyip Bey’in katkısı çok fazla. Tayyip Bey, güncel tabirle uzun adam, milletin içinden, doğal, katkısız, samimi bir adam…” (…)Tayyip Bey, o kadar samimi ki kandırılmışız demesi bile tam bir halk çocuğu olduğunu gösteriyor…”(3 Nisan 2014)

     

    HAFTANIN HAYAL KIRIKLIĞI

    Egemen Bağış, Kura’ana hakaret içeren ses kayıtları konusunda bütün milletvekillerine mektup yazdı. Durumu izah etmeye, ne kadar sağlam imanı olduğunu, o ses kayıtlarının montaj olduğunu   anlatmaya çalıştı. Ama hayal kırıklığına uğradı. CHP miletvekili Haydar Akar o mektuba şu cevabı verdi: “İçimdeki öfkeye rağmen, nezaketimi bozmadan mektubunuzu size iade edip, birkaç kelam edeceğim. Evet siz kimseye inancınızı anlatmak durumunda değilsiniz. Hepimiz sizi dinleyerek imanınızı öğrendik. Siz bu milletin kutsal değerleriyle dalga geçip makara yapacaksınız sonra da mektup yazıp, iki elim yakanızda hakkımı helal etmiyorum diyeceksiniz. Bu ne kendini bilmezlik, bu ne hadsizlik Sayın Bağış, asıl mahkemeyi kübrada tüm vatandaşlarımızın elleri sizin yakanızda olacaktır.” (Odatv, 3 Nisan)

     

    HAFTANIN KÖRLERİ

    Ergenekon mahkemesi aslında yok. Lağvedildi. Hakimleri başka yerlere atandı. Ama buna rağmen altına imza bile atamadıkları tam 16 bin sayfalık bir bildiriyi gazetecilere elden dağıtılar. Adına “gerekçeli karar” dediler. Taraf, Zaman, Radikal gibi Cemaat gazeteleri… PKK’nın yayın organı gibi olan Özgür Gündem ve hükümete yakın Yeni Akit, Milli Gazete gibi gazetelerde ya hiç yer bulamadı ya da kıyıda köşede küçücük yer buldu. Dikkat çekici olan bu gazetelerin, yargılama boyunca ortaya atılan iddiaları manşetlerinden vererek Ergenekon bülteni gibi yayınlar yapmalarıydı. Ama kararı göremediler bile. (4 Nisan)

     

    HAFTANIN ŞAŞKINLARI

    Yeni Şafak, Star, Yeni Asya, Milat ve Akşam hükümete yakın gazeteler… Bir yandan hükümetin “paralel yapı” dediği Cemaat ile kavgasına destek verirken, diğer yandan yine Başbakan’ın paralel yapı olmakla suçladığı Ergenekon mahkemesinin, “gerekçeli  karar” adıyla dağıttığı bildiriye sahip çıktılar.

    ŞİMDİ DE 23 NİSAN’I ÇALIYORLAR

    Mustafa Armağan’ın çıkardığı Derin Tarih isimli dergi neredeyse hersayısında olduğu gibi bu sayısında da Cumhuriyeti hedef aldı. Meğer 23 Nisan’ı çocuklara armağan eden Atatürk değilmiş. Meğer 23 Nisan 1927’de ilk kutlamayı Çocuk Esirgeme Kurumu yapmış, Atatürk’de davetli olark katılmış. Bundan dolayı bayramı Atatürk’ün armağan ettiği bir cumhuriyet efsanesiymiş… (Sayı: 25, Nisan 2014).

    Maksat Atatürk’e ve cumhuriyete saldırmak olunca, akıl, mantık, firar ediyor bunlarda… Yöntembilim zaten yok… Ne diyeyim, Allah akıl fikir versin. Allah bilimden nasiplendirsin…

     

    About Author

    admin

    Yorum yap

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir