Henüz tramvay yolu bile olmayan Kocaeli meydanına çektirdiği vagondan halkı selamlayan ilk siyasetçi oydu.

    “Dünyanın yuvarlak olduğunu Müslümanlar buldu” diyerek tarih öğrenmemizi sağladı.

    Yapılan yolsuzlukları, “ufak tefek hırsızlıklar” diye nitelendirip, “eğer bir yerde yol varsa, para yolsuzluğa değil yola gidiyordur” şeklindeki veciz açıklamayla, “biz yol yapıyoruz, öyleyse yolsuzluk olmaz” mantığıyla tanışmamızı sağladı…

    “TÜBİTAK’a yakınımı atadım bunun neresi tuhaf” diyerek, tuhaflığa yeni bir anlam kazandırdı.

    “2 liralık şarjla 100 km yol gidecek otomobil yapıyoruz” dedi ve biz hayal gücünü öğrendik.

    Askerliğini Harbiye Orduevinde kısa dönem olarak yaptığından olacak, geniş savunma ve askerlik deneyimi ile Savunma Bakanı oldu.

    Açılım döneminde yazılı olarak reddedilen 290 talebe karşılık, sadece 9 operasyona izin verilmişti ve Bakan Bey orduevi kaynaklı engin birikimiyle bizi yine aydınlattı: “Terör örgütü şehirlere bomba yerleştirecek, bundan valinin haberi olmayacak veya haberi olacak operasyon izni vermeyecek. Bu akla muhal bir şeydir. Biz, operasyon emri verildiği hâlde ‘Şehit veririm’ endişesiyle operasyon yapılmadığı dönemi de biliyoruz.”

    AKP Savunma Bakanlığı ile Milli savunma Bakanlığı arasındaki farkın, orduevi ile Cudi dağı ya da Galileo ile Engizisyon arasındaki fark kadar olduğunu da böylece öğretti hepimize.

    Teşekkürler Fikri Işık… Bizi aydınlatmaya devam et olur mu?

     

    MESAJ

    ABD, Suriye’nin kuzeyinde PKK’ya yeni bir üs bölgesi kuruyor.

    Fırat’ın batısını ele geçirmek için harekâta başlamadan hemen önce kollarında PYD arması olan Amerikan askerlerinin görüntüleri bile bile basına sızdırıldı.

    Bu açık bir mesajdı: “Burada bir Kürt koridoru kuracağız, müdahale ederseniz bizimle karşılaşacaksınız…”

    Genelkurmay Başkanı mesajı almıştı. Cevapladı: “İttifaklar kurulurken verilen sözler birer ahittir…”

    Anlamı şuydu: O ahit bozulmuştur.

    Bundan sonra İncirlik ve diğer ABD üslerinin tartışılması gerekirdi. Tam da Suriye’den PYD/PKK bölücülüğüne karşı bir ittifak daveti, Rusya’dan olumlu adımlar gelmişken…

    Ama…

    Suriye hükümeti Alman ve Fransız özel kuvvetlerinin yıkıcı faaliyetlerini ilan ederken, İncirlik üssünde Alman birliklerine yeni tesisler vermek çelişki değil midir? Hükümet hala mesajı alamamış.

    Şimdi de Dick Cheney’in Ulusal Güvenlik Danışmanı Hannah Türkiye için yazdı: “Yoldan çıkan bir NATO müttefiki nasıl yola getirilir?”

    Bakalım AKP kafası bu sefer üzerine alınacak mı?

     

    KOŞUN YARDIMA


    Teröristler hendeklere gömülünce kendi içlerinde de kavga başladı. Murat Karayılan, Duran Kalkan’ı, Kandil HDP’yi, HDP Kandil’i suçlamaya başladı. Altan Tan Demirtaş’a, Baluken Altan Tan’a yükleniyor. Bu arada hezimetin karargâhı durumundaki Kandil ise Vatan Partisi’ne saldırıyor. Çünkü en büyük darbeyi oradan yediler.

    Duran Kalkan yardım istiyor: “Suriye, Türkiye ve İran görüştüler. PKK/PYD’ye karşı ortak mücadele kararı aldılar. Bu görüşmelere Vatan Partisi önderlik etti…”

    “ABD’nin kara gücü” yardım dileniyor.

    Haydi koşun Vatan Partisi düşmanları, haydi cümle liboş takımı, gericiler, bölücüler, hazımsızlar, AB ve ABD muhipleri siz de vurun Vatan Partisi’ne… Bakın yardıma ihtiyacı var PKK’nın. Yalnız bırakmayın müttefikinizi…

     İngilizlerle işbirliği yapan Hürriyet ve İtilaf Fırkası, birbiriyle pek de alakası olmayan çeşitli ideolojik kesimlerin birleşmesi ve dışarıdan desteğiyle kurulmuştu. Hüseyin Cahid Bey bir gün bu durumu eleştirince Vartkes Efendi şu cevabı vermişti: “Evet hakkın var; fakat sizi devirmek için şimdi ne bulursak topladık. Sizi devirdiğimiz gün dağılacağız. Zaten böyle fırkalar dağılmaya mahkûmdur.”

    İbret vericidir.

    Sonları da malumdur! Kafası karışıklara işaret fişeği olsun…

      

    HAYVAN MESELESİ

    Adam çıkıp “namaz kılmayan hayvandır” dedi, tepkiler de geldi. Ama konuşulması gereken o adam değil. Onu dinleyen ve onun gibi düşünenlerdir…

    Bu yüzden sözlerinden geri adım atmadı: “Şafiler idam eder, Hanefiler hapseder” dedi. Yanlış bir şey söylediğine inanmıyor. Ve onun için namaz kılmayanın hapsi de idamı da normal…

    Çünkü onu izleyenler, bu kafayı devletin başına bu yüzden getirdi. Atatürk’e benzetip Söylev yazanlar, peygamber ilan edenler, Kuran ayetlerini yalakalık için uyarlayanlar, “Allah ile konuşmak ister misiniz” diyen gazeteyi okuyanlar, ahrette yanmayan kefeni satın alanlar, vs

    “Hayvan” diyene kızabilirsiniz, ama asıl düşünülmesi gereken onu sessizce dinleyenlerdir.

    “Yeni Türkiye’de” yolda, durakta, iş yerinde, okulda karşılaşacaklarınız bunlardır. Namaz kılmadığınız için size hayvan muamelesi yapılmasını da aynı soğukkanlılıkla izleyecekler… Sayıları çok değil, ama… Şimdilik…

    Oktay Yıldırım

    Karikatürler: Tuncay Batıbeki

    19 Haz 2016’da Aydınlık gazetesinde yayımlanmıştır.

    About Author

    Oktay Yildirim

    Yorum yap

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir