PKK’nın sesi olan DTK özerklik ilan etti. PKK ile mücadele eden askerin arkasındaymış gibi görünen AKP, özerkliğin en önemli koşulu olan başkanlık sistemi için düğmeye bastı. CHP, PKK’nın ortak cephe kuralım çağrısından sonra koşarak AKP ile anayasa anlaşması yaptı. Göz boyamak için de “ama” diyor, “anayasanın ilk 4 maddesini değiştirmeyiz.” Yani, 6. Maddeyi, 66. Maddedeki vatandaşlık tanımını, 174. Maddedeki devrim kanunlarının belirleyici ve üstün olduğunu hükme bağlayan düzenlemeyi değiştirebiliriz demek istiyor…
Ahali yollarının başka olduğunu sanıyor ama aynı arabanın çekicileri, aynı yolun yolcularıdır.
MHP için durum biraz daha farklı. O arkadan destek oluyor. “PKK ile mücadele etmeyin” demiyor ama vatanın bütünlüğü için oluşacak toplumsal tepkiyi frenlemek içi elinden geleni yapıyor.
CHP ile birlikte HDP’ye oy verenler, HDP ile bir ittifakın, bir koalisyonun savunmasını yapanlar, hepinizindir bu günah. Türk devletinin vebali, sırtınızdadır. Unutmayacağız!
CESARET ÖDÜLÜ
Anladınız mı şimdi, Tayyip Erdoğan’a Yahudi cesaret ödülü niye verildi?”
Başka hiç kimse, “Gazze’deki Müslüman kardeşlerimiz” diye bu kadar nutuk attıktan ve hatta bir gemi dolusu zavallıyı İsrail kurşunlarına feda ettikten sonra gidip İsrail ile anlaşma yapamaz, “İsrail devleti ve halkı bizim dostumuzdur” diyemezdi.
Sonuna kadar hak edilmiş bir madalyadır o…
Ve o madalyayı Tayyip Erdoğan’dan sonra en çok hak eden Kemal Kılıçdaroğlu’dur.
TÜRK KADINI
“Neden” dedi bana, “bütün partilerin bir kadın kolları var da erkek kolları yok?”
“Neden” dedi “bu eşitsizlik?”
Bizim Leyla ablamız…
Başı dik bir Türk kadını…
Keşke dedim içimden, keşke bütün kadınlar düşünebilse senin gibi.
Keşke bütün kadınlar bakabilse senin gözlerinle…
DOÇENT
Erciyes Üniversitesi’nde ifade özgürlüğü ve insan hakları başlıklı bir konferans vardı. Hukuk Fakültesi düzenliyordu. Gittim, dinledim.
Bir Doçent konuşmaya başladı. Bilginin fikre dönüşme evrelerini anlatıyordu. Konuşmasını, Uğur Mumcu’nun ”Bilgi sahibi olunmadan, fikir sahibi olunmaz” sözü üzerine kurmuştu. Buraya kadar güzeldi de o sözün bir Türk atasözü olduğunu sanıyordu.
Eminim Uğur Mumcu da benim gibi buna hiç takılmaz hatta “atasözü” gibi algılandığı için sevinirdi de… Ama ürkütücü olan O doçentin bir üniversite kürsüsünde, bilginin nasıl fikre dönüşeceği hakkında ders vermesiydi. Döndüm o konferans salonunu dolduran öğrencilere baktım. Burnumun kemiği sızladı.
Konuşmasının bir yerinde Makyavelli’den de söz etti. Onun kazanmak için her yolu mübah sayan biri olduğunu söyledi. Dondum kaldım. Bir kez bile mi okumamıştı Makyavelli’yi?
BEYTEPE, KANDİL OLMADAN
Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nde PKK terör örgütü destekçisi öğrencilerin ülkücü ve milli hassasiyetleri yüksek öğrencilere karşı başlattığı saldırı dalgası sürüyor. Ülkücü öğrenciler, gerekli önlemler alınmazsa ikinci bir Fırat Çakıroğlu vakası yaşanacağını söylüyorlar.
Bir öğretmenin derste PKK propagandası yapmasına tepki gösteren öğrencinin öldüresiye dövülmesiyle başlayan olaylar, Ankara üniversitesinden gelenlerle birlikte sayıları 300’den fazla PKK yandaşının, ellerinde satırlar ve döner bıçaklarıyla ülkücülerin sığındığı erkek öğrenci yurdunu basmasına kadar vardı. Yaralanan ülkücü öğrenciler, hastaneye kaldırıldı.
İş burada da kalmadı, halen tehditler savruluyor, köşe başlarında pusular kuruluyor, ülkücü ya da ülkücü olmasa da milli hassasiyeti yüksek olan gençler sosyal medyadan hedef gösteriliyor. Buna TGB’liler de dâhil. Ayırmıyorlar. Kim Türk bayrağını savunuyorsa, hedef…
Sorum üniversite yönetimine: Beytepe Kampüsü Kandil’e dönüşmeden ve tekrar kan akmadan tedbir almayı düşünüyorlar mı?
KANUN TEKLİFİ
–O..spu! Kahpe!
-Şeyini şey ettiğimin şeyi…
–Ayıp! Ayıp! Hiç yakışıyor mu?
– Ne ayıbı!
-Lan yürü git be…
–Dün dündür. Bülent E..soy bugün erkek mi?
-Şurada bir birbirimize her lafı söylüyoruz ama dışarı çıkınca “saygılar efendim” diyoruz.
Bunlar vekil diye seçip meclise gönderdiğiniz adamların çeşitli zamanlardaki bazı konuşmalarından alındı.
Hükümetin yaptığı yeni düzenlemeye göre sürücü ehliyeti alacaklar için zekâ testi yapılacakmış. Zekâ seviyesi 79’un altında olanlar, bunama sorunu, duygu ve düşünceyi bozan sürekli hastalığı olanlar ehliyet alamayacaklarmış.
İyi fikir… Ama…
Aynısını milletvekili adayları ve siyasi parti yöneticileri için de yapın. Ayrıca bir de ahlak testi yapılsın. Onlara da birer milletvekili yeterlilik ehliyeti verilsin. Ehliyeti olmayan seçime giremesin.
Kongreye filan gerek kalmadan çoğu siyasi partinin yönetimi değişir.
İMAM
2 bin 600 TL maaş alıyor. Lojman, elektrik, su, doğal gaz bedava… Toplayınca, yaklaşık 3 bin 500 TL eder.
Sonra her fırsatta karşısında diz kırıp oturan ve asgari ücretle geçinmek, çocuk okutmak zorunda olan garibana şükretmeyi anlatıyor. İsyan yok, hep şükür…
Yaptıkları iş o kadar önemli ki, hükümet bunu sadece camilerde değil her yerde yapmaları için harekete geçti. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda görevli psikolog ve çocuk gelişim uzmanı kadrolarının yerine imam kadrosu koydu. Çocuğun psikolojisi bozulsa da önemli değil, büyüyüp maraba olduktan sonra şükretmeyi öğrettin mi yeter nasıl olsa… Arada bir iki çuval da nohut verdin mi? O nohudu bekler durur artık…
ASTSUBAYLARIN SUÇU NE
Her gün Güneydoğu’dan şehit haberleri geliyor. Çoğunluğu astsubaydır. En ön safta onlar var çünkü. Ama bu ülkede başka hiçbir memura yapılmayan ayrımcılık onlara yapılıyor.
Türkiye’de yaptıkları iş astsubaylarla kıyaslanamayacak yüksekokul mezunu bütün memurlar, emniyet hizmetleri, ziraatçılar, ev ekonomistleri, meclis stenografları veya teknik hizmetler sınıfı ilk göreve başlarken 9/2’den başlıyor. Ama onlar gibi yüksekokul mezunu olan astsubay 9/1’inden… Üniversite mezunları 8/1’den başlıyor, ama üniversite mezunu astsubay yine 9/2’den başlıyor.
Neden?
Ne yaptı bu astsubaylar? Suçları ne?
Vatanları için yeterince can vermiyorlar mı?
Oktay Yıldırım
Karkatürler: Tuncay Batıbeki
3 Ocak 2016’da Aydınlık gazetesinde yayımlanmıştır.


